Anayasa Mahkemesinin 14/11/2019 Tarihli ve E: 2019/99, K: 2019/83 Sayili Karari – (6502 Sayili Tüketicinin Korunmasi Hakkinda Kanun)

Anayasa Mahkemesi Karari E: 2019/99

28 Ocak 2020 Tarihli Resmi Gazete

Sayi: 31022

Anayasa Mahkemesi Baskanligindan:

Esas Sayisi : 2019/99

Karar Sayisi : 2019/83

Karar Tarihi: 14/11/2019

ITIRAZ YOLUNA BASVURAN: Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sifatiyla)

ITIRAZIN KONUSU: 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayili Tüketicinin Korunmasi Hakkinda Kanun’un 68. maddesinin (1) numarali fikrasinin birinci cümlesinde yer alan “Taraflarin Icra ve Iflas Kanunundaki haklari sakli olmak kaydiyla;…” ibaresinin Anayasa’nin 10., 36. ve 172. maddelerine aykiriligi ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Kredi borcundan kaynaklanan alacakla ilgili icra takibine karsi açilan itirazin iptali davasinda itiraz konusu kuralin Anayasa’ya aykiri oldugu kanisina varan Mahkeme, iptali için basvurmustur.

I. IPTALI ISTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralin da yer aldigi 68. maddesi söyledir:

“Basvuru

MADDE 68- (1) Taraflarin Icra ve Iflas Kanunundaki haklari sakli olmak kaydiyla;

degeri dört bin Türk Lirasinin altinda bulunan uyusmazliklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, alti bin Türk Lirasinin altinda bulunan uyusmazliklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyüksehir statüsünde bulunan illerde ise dört bin Türk Lirasi ile alti bin Türk Lirasi arasindaki uyusmazliklarda il tüketici hakem heyetlerine basvuru zorunludur. Bu degerlerin üzerindeki uyusmazliklar için tüketici hakem heyetlerine basvuru yapilamaz.

(2) Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapilan basvurulari geregini yapmak üzere kabul etmek zorundadir.

(3) Basvurular, tüketicinin yerlesim yerinin bulundugu veya tüketici isleminin yapildigi yerdeki tüketici hakem heyetine yapilabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadigi yerlerde ise basvurularin nerelere yapilacagi ve bu basvurularin hangi tüketici hakem heyetince karara baglanacagi yönetmelikle belirlenir.

(4) Bu maddede belirtilen parasal sinirlar her takvim yili basindan itibaren geçerli olmak üzere, o yil için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayili Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarinca tespit ve ilan edilen yeniden degerleme oraninda artirilarak uygulanir. Bu artislarin hesabinda on Türk Lirasinin küsuru dikkate alinmaz.

(5) Bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatina göre alternatif uyusmazlik çözüm mercilerine basvurmasina engel degildir. ”

II. ILK INCELEME

1. Anayasa Mahkemesi Içtüzügü hükümleri uyarinca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Recep KÖMÜRCÜ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM,

Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Ridvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Sevki HAKYEMEZ, Yildiz SEFERINOGLU ve Selahaddin MENTES’in katilimlariyla 14/11/2019 tarihinde yapilan ilk inceleme toplantisinda dosyada eksiklik bulunmadigindan isin esasinin incelenmesine OYBIRLIGIYLE karar verilmistir.

III. ESASIN INCELENMESI

2. Basvuru karari ve ekleri, Raportör Yakup MACIT tarafindan hazirlanan isin esasina iliskin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanilan Anayasa kurallari ve bunlarin gerekçeleri ile diger yasama belgeleri okunup incelendikten sonra geregi görüsülüp düsünüldü:

A. Itirazin Gerekçesi

3. Basvuru kararinda özetle; ekonomik yönden güçlü olan satici ve saglayiciya karsi zayif durumdaki tüketicilerin korunabilmesi amaciyla tüketici hakem heyetlerinin kuruldugu, itiraz konusu kuralla taraflara dogrudan icra takip yoluna basvuru imkâni taninmak suretiyle tüketici hakem heyetlerine basvuru zorunlulugunun ortadan kaldirildigi, 6502 sayili Kanun’dan kaynaklanan uyusmazliklarin zayif tarafi olan tüketicilere karsi yapilacak icra takibinde, ileri sürülebilecek itiraza karsi açilacak davada aleyhe hükmedilebilecek icra inkâr tazminati ve vekâlet ücretinin tüketicilerin hukuk yollarina basvurmalarini engelleyebilecegi, bu durumun hak arama özgürlügünü zedeleyecegi, ekonomik yönden zayif durumda olan tüketicinin dogrudan cebri icra tehdidi altinda birakilarak daha da güçsüzlestirildigi belirtilerek kuralin Anayasa’nin 10., 36. ve 172. maddelerine aykiri oldugu ileri sürülmüstür.

B. Anayasa’ya Aykirilik Sorunu

4. Kanun’un 68. maddesinin (1) numarali fikrasinin birinci cümlesinde taraflarin 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayili Icra ve Iflas Kanunundaki haklari sakli olmak kaydiyla degeri 4.000 TL’nin altinda bulunan uyusmazliklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, 6.000 TL’nin altinda bulunan uyusmazliklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyüksehir statüsünde bulunan illerde ise 4.000 TL ile 6.000 TL arasindaki uyusmazliklarda il tüketici hakem heyetlerine basvurunun zorunlu oldugu hükme baglanmis olup anilan cümlede yer alan “Taraflarin Icra ve Iflas Kanunundaki haklari sakli olmak kaydiyla;...” ibaresi itiraz konusu kurali olusturmaktadir.

5. Anayasa’nin 172. maddesinde; devletin tüketicileri koruyucu ve aydinlatici tedbirleri alacagi, tüketicilerin kendilerini koruyucu girisimleri tesvik edecegi ifade edilerek tüketicilerin haklarinin korunmasina iliskin dogrudan ve özel bir düzenlemeye yer verilmistir.

6. 6502 sayili Kanun, tüketicileri korumak amaciyla çikarilmis ve Kanun’un amaci 1. maddede “kamu yararina uygun olarak tüketicinin saglik ve güvenligi ile ekonomik çikarlarini koruyucu, zararlarini tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasini saglayici, tüketiciyi aydinlatici ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girisimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikalarin olusturulmasinda gönüllü örgütlenmeleri tesvik etmeye iliskin hususlari düzenlemek” seklinde belirtilmistir.

7. Tüketici hakem heyetlerinin görevli oldugu uyusmazliklar Kanun’un 68. maddesinde belirlenmistir. Anilan maddeye ve madde uyarinca çikarilip 26/12/2018 tarihli ve 30637 sayili Resmî Gazete’de yayimlanan 6502 Sayili Tüketicinin Korunmasi Hakkinda Kanunun 68 inci ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliginin 6 nci Maddelerinde Yer Alan Parasal Sinirlarin Artirilmasina Iliskin Teblig’e göre 2019 yili itibariyla degeri 5.650 TL’nin altinda bulunan uyusmazliklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, büyüksehir statüsünde olan illerde 5.650 TL ile 8.480 TL arasindaki uyusmazliklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyüksehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 8.480 TL’nin altinda bulunan uyusmazliklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyüksehir statüsünde olmayan illere bagli ilçelerde ise 5.650 TL ile 8.480 TL arasindaki uyusmazliklarda il tüketici hakem heyetlerine basvuru zorunlu tutulmus olup bu degerlerin üzerindeki uyusmazliklar için tüketici hakem heyetlerine basvuru yapilamayacagi belirtilmistir.

8. Itiraz konusu kuralla tüketici hakem heyetinin görev alanina giren uyusmazliklarda tüketici, satici ya da saglayicilara hakem heyetine basvurma zorunlulugu aranmaksizin icra takibi yapabilme imkâni getirilmistir.

9. Kuralin gerekçesinde ise Kanun’un 68. maddesinin (1) numarali fikrasinin mevcut hâlinin tüketicilerin taraf oldugu uyusmazliklarda 2004 sayili Kanun’un uygulanamayacagi seklinde degerlendirmelere sebep oldugu, ilamsiz icra yolunun kapatilmasinin hak arama özgürlügü ve esitlik ilkelerine aykirilik teskil ettigi, bu durumun ayrica tüketici hakem heyetlerinin is yükünü de gereksiz sekilde artirdigi, maddede yapilan degisiklikle icra islemlerine iliskin hususlarda tüketici hakem heyetlerine basvuru zorunlulugu aranmaksizin 2004 sayili Kanun hükümlerinin uygulanabileceginin açikliga kavusturuldugu belirtilmistir.

10. Anayasa’nin 172. maddesi uyarinca tüketici haklarinin korunmasiyla ilgili olarak devlete yüklenen pozitif yükümlülükler kapsaminda yapilacak düzenlemelerin içerik ve sinirlarinin belirlenmesinde Anayasa’da öngörülen kurallara aykiri olmamak kosuluyla kanun koyucunun takdir yetkisinin bulundugu açiktir.

11. Buna göre belli degerin altindaki tüketici uyusmazliklarinin hizli ve etkili bir sekilde çözüme kavusturulmasi için alternatif çözüm yolu olarak öngörülen tüketici hakem heyetlerine basvuru zorunlulugunun tüketici, satici ya da saglayiciya dogrudan icra takip yoluna basvurma imkâni getirilmek suretiyle icra hukuku bakimindan öngörülmemesi de kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamindadir. Baska bir ifadeyle Anayasa’nin 172. maddesinin, tüketici haklarinin korunmasi amacina yönelik olarak uyusmazliklarin çözümünde mutlak bir sekilde tüketici hakem heyetlerine basvurulmasini zorunlu kilan bir düzenleme yapilmasi yönünde devlete ödev yükledigi söylenemez.

12. Kaldi ki itiraz konusu kuralla hakem heyetlerine basvuru yolunun kapatilmasi ve tüketici, satici ya da saglayicinin -tercihine göre- hakem heyeti veya icra yolunu kullanma imkâninin ortadan kaldirilmasi da söz konusu degildir. Bunun yaninda bu tür uyusmazliklarda gerek tüketicilere gerekse satici ya da saglayicilara dogrudan icra takip yoluna basvurabilme imkâni taninmasinin basli basina tüketici aleyhine sonuç doguracagi da söylenemez. Nitekim kanun koyucu 2004 sayili Kanun’un 66. maddesinde, ilamsiz icra takibine yapilan itiraz üzerine takibin durdurulacagini hükme baglamis; 2004 sayili Kanun’un 67. ve 6502 sayili Kanun’un 73. maddeleri geregince alacakliya (tüketici, satici ya da saglayici) da tüketici uyusmazliklarinin esas çözüm yeri olan tüketici mahkemesinde itirazin iptali davasi açma hakki tanimistir.

13. Diger taraftan, Anayasa’nin 10. maddesinde “Herkes, dil, irk, renk, cinsiyet, siyasî düsünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayirim gözetilmeksizin kanun önünde esittir./ Kadinlar ve erkekler esit haklara sahiptir. Devlet, bu esitligin yasama geçmesini saglamakla yükümlüdür. Bu maksatla alinacak tedbirler esitlik ilkesine aykiri olarak yorumlanamaz./ Çocuklar, yaslilar, özürlüler, harp ve vazife sehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alinacak tedbirler esitlik ilkesine aykiri sayilmaz./ Hiçbir kisiye, aileye, zümreye veya sinifa imtiyaz taninamaz./ Devlet organlari ve idare makamlari bütün islemlerinde kanun önünde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadirlar. ” denilmek suretiyle kanun önünde esitlik ilkesine yer verilmistir.

14. Anayasa’nin anilan maddesinde belirtilen kanun önünde esitlik ilkesi hukuksal durumlari ayni olanlar için söz konusudur. Bu ilkeyle eylemli degil hukuksal esitlik öngörülmüstür. Esitlik ilkesinin amaci; ayni durumda bulunan kisilerin kanunlar karsisinda ayni isleme bagli tutulmalarini saglamak, kisiler arasinda ayrim yapilmasini ve kisilere ayricalik taninmasini önlemektir. Bu ilkeyle ayni durumda bulunan kimi kisi ve topluluklara ayri kurallar uygulanarak kanun karsisinda esitligin ihlali yasaklanmistir. Kanun önünde esitlik, herkesin her yönden ayni kurallara bagli tutulacagi anlamina gelmez. Durumlarindaki özellikler, kimi kisiler ya da topluluklar için degisik kurallari ve uygulamalari gerektirebilir. Ayni hukuksal durumlar ayni, ayri hukuksal durumlar farkli kurallara bagli tutulursa Anayasa’da öngörülen esitlik ilkesi zedelenmez.

15. Kanun kapsaminda yapilan islem ya da uygulamalarin bir tarafini olusturan ve Anayasa’da özel olarak korunan tüketici konumundaki kisilerle satici veya saglayicilar ayni hukuki durumda olmadiklarindan bunlar arasinda esitlik karsilastirmasi yapilmasi mümkün degildir.

16. Açiklanan nedenlerle kural Anayasa’nin 10. ve 172. maddelerine aykiri degildir. Itirazin reddi gerekir.

Kuralin Anayasa’nin 36. maddesiyle ilgisi görülmemistir.

IV. HÜKÜM

7/11/2013 tarihli ve 6502 sayili Tüketicinin Korunmasi Hakkinda Kanun’un 68. maddesinin (1) numarali fikrasinin birinci cümlesinde yer alan “Taraflarin Icra ve Iflas Kanunundaki haklari sakli olmak kaydiyla;... ” ibaresinin Anayasa’ya aykiri olmadigina ve itirazin REDDINE 14/11/2019 tarihinde OYBIRLIGIYLE karar verildi.

Baskan Zühtü ARSLAN
Baskanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN
Baskanvekili Recep KÖMÜRCÜ

Uye Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye Engin YILDIRIM
Üye Burhan ÜSTÜN
Üye Hicabi DURSUN
Üye Celal Mümtaz AKINCI
Üye Muammer TOPAL
Üye M. Emin KUZ
Üye Kadir ÖZKAYA
Uye Ridvan GÜLEÇ
Üye Yusuf Sevki HAKYEMEZ
Üye Recai AKYEL
Üye Yildiz SEFERINOGLU
Üye Selahaddin MENTES